GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Rahmi Turan
YAZARLAR
8 Temmuz 2019 Pazartesi

Aldıkları parayı hak ediyorlar mı?

   

 

Okurlarımdan tepkiler geliyor... Bülent Arınç’ın haddini aşan sözleri onları hem kızdırmış, hem üzmüş... Fikir vermek için bir örnek naklediyorum.
       Bodrum’dan yazan Yaşar ve Neriman Kök ailesi şöyle diyor:
      “Adamın biri millete ‘EDEPSİZ’ demiş... Yazdınız ama ne olur bin kere yazın. Böyle bir saygısızlık olmaz. Hırsımızdan ağladık. Ne olur yazın, gururumuz kırıldı!”
       Sevgili okurlar, bizim görevimiz elbette ki, yazmak... Hep yazıyoruz ama bir kulaklarından girip, öbür kulaklarından çıkıyor. Güzel ülkemiz, içinde bulunduğumuz hazin hale bu yüzden geldi...
                                                
       Öfke gelince akıl gider! Öfkenin gözü kulağı yoktur, hiçbir şeyi görmez, duymaz!
       İşte Bülent Arınç’ın hali de bu!
       Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğine getirilen Bülent Arınç, kurul üyelerinin maaşlarına bir anda 5 bin lira zam yapılıp, 13 bin liradan 18 bin liraya çıkartılmasını eleştirenlere “Edepsizler! Bizim maaşımızdan size ne?” demiş...
      “Edepsiz kimdir?” Utanmaz, terbiyesiz kişi... Eleştiri hakkını kullanan terbiyesiz mi oluyor?
      Senin maaşını bu millet vergileriyle ödüyor. Vergisini veren her vatandaşın da hesap sormaya hakkı vardır.
      YİK neden kuruldu?  Siz ne iş yaparsınız? Davutoğlu ve Ali Babacan’ın kuracağı yeni partilere girip de AKP’ye tehlikeli olmayın diye icat edilen bir kuruldur bu... Ve size ödenen maaşlar da bir çeşit sus payı... Parayı alın, ağzınızı kapatın diye...
      Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin... Bu parayı hak ediyor musunuz?
     
Kafanız bozuldukça millete hakaret etmekle, sevgi değil, nefret kazanırsınız.
      Her şeyin sonu böyle başlar.
      Gelecekteki bir seçimde yolcu olmanın ilk adımlarıdır bunlar...
                                                   

 

             Aklını kullanmayan gider!

      AKP iktidarının daha da dibe batmaması için ülkede bir sevgi iklimi oluşturması, kutuplara ayırdığı toplumu birleştirmesi gerekiyor. Bunu yapabilir mi, bilemiyorum!
      İstanbul seçimi, halkın huzur, sevgi ve barışa susadığını gösterdi.
      17 yıllık AKP iktidarı bu güzellikleri bitirmişti çünkü...
      Bundan sonraki dönemde İmamoğlu gibi temiz, şefkatli, sevecen siyasetçilerin ayakta kalabileceği gerçeğini herkes bilmeli!
      Vatandaş “Zehirli dili, çirkin sözleri, iftira ve çamuru bırakın artık!” diyor.
      Biber gibi acı, ateş gibi yakıcı söylemlerin nasıl bir Türkiye yarattığı ortada...
      Dünyada neredeyse hiç dostumuz kalmadı. Düşmanımız ise pek çok!
      İç ve dış siyasetimiz sertlik, tehdit ve korku üzerine kurulu!
      Ülkeyi yönetenler “Öfkeyle kalkan, zararla oturur!” atasözünü bile unutmuşlar!
      Bunalan halk iktidara “Artık akıllı olun! Ülkeyi, hakaret ve tehditle değil, sevgi ve şefkatle yönetin. Bunu yapamıyorsanız gidin!” diyor.
      Erken seçim gündeme gelir mi bilmiyorum ama önümüzdeki aylar siyasette çok sıcak geçecek!   

 

Yazarın Diğer Yazıları