GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Rahmi Turan
YAZARLAR
16 Eylül 2019 Pazartesi

Asıl suçlu Damat Bey değil işlemeyen rejimdir!

   

 

     Son günlerde siyasi kulislerde sıkı sık hükümetin değişeceğinden söz ediliyor.
     Söylentiler yoğunlaştı.
     Eş-dost ve okurlar “Hükümet değişikliği ne zaman?” diye soruyorlar.
     Cumhurbaşkanı’nın, en az 6 -7 bakanı değiştireceği söyleniyor.
     Diyelim ki, yalnız 6 -7 değil, bütün bakanlar değişti? Ne olacak? Ülkenin kaderi değişecek mi? Önemli olan bu!
     İşler iyi gitmiyor! Ekonomi yaralı! İçi boş paketleri açıklamakla ün yapan Damat Berat Bey giderse her şey düzelecek mi?
     Damat Bey’in bazı hataları elbette ki var ama asıl suçlu işlemeyen rejimdir!
     Türkiye dünyada eşi olmayan bir sistemle yönetiliyor ve her şey “Tek Adam”ın iki dudağı arasından çıkacak sözlere bakıyor!
     Daha birinci yılında sistemin tıkandığı, bu tür yönetimin Türkiye’nin gerçeklerine uymadığı görüldü.
     Kabinede değişiklik olur mu?
     Olsa ne yazar, olmasa ne yazar?
     Kabine, sistemin makyajıdır.
     Her şeye “Tek Adam”ın karar verdiği bir ülkede işlerin düzelmesini ummak hayal olur!
                                      ***

                    Sözlü linç iğrençliği!

      Nasıl bir devirde yaşıyoruz?
      * Kurşun atan serbest...
     
* Yumruk atan serbest...
     
* Dayak atan serbest...
      * Yumurta atan serbest...
      * Tweet atan 9 yıl hapis!
      Demokrasi, insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü bizim iskeleye uğramayan bir vapura benziyor!
      AKP’nin kurucularından Bülent Arınç da düşüncelerini söylediği için sözlü saldırıya uğradı. Arınç “Canan Kaftancıoğlu’nu sevmiyor olabilirsiniz. Onun attığı mesajların hiç birine katılmıyorum. Ama ifade özgürlüğüne saygı duymalıyız!” demiş ve görevden alınan HDP’li Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk için de “Terörle hiçbir ilgisi yoktur.” diye konuşmuştu.
      Vay sen misin böyle diyen? Kendi partisi de, küçük ortağı da bir olup ona ateş püskürdü.  Arınç ‘ı şu sözlerle düşman ilan ettiler:
      “Arınç gizli CHP’li!”
      “Arınç PKK safında!”
      “Arınç canlı bomba!”
      “Yazıklar olsun sana Arınç!”

      ...Ve daha ne lâflar!
      Üzülerek düşünüyorum:
      Bu ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünü savunanlar ne zaman linç edilmekten kurtulacak?
                                      ***
                 Aşağı tükürsen sakal,
                 yukarı yürüksen bıyık!

     İçeride işler iyi gitmiyor. Ya dışarıda?
     Kendimizi aldatmayalım. Amerika da, Rusya da kesinlikle dostumuz değil!
     Suriye’de bir batağa saplandık. Fırat’ın doğusuna, PKK / PYD teröristlerinin olduğu bölgeye operasyon yapacağımızı söylüyoruz ama yapamıyoruz!
     ABD ile Rusya, Suriye’de birbirlerinin ayağına basmıyorlar, uyuşma halindeler.
     Bu durumda aşağı tükürsek sakal, yukarı tükürsek bıyık oluyor!
     ABD bize “CAATSA” sopasını gösteriyor! CAATSA, Amerika’nın “Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası”dır. “Çıkarımıza zarar verirseniz bu yasayı kullanır, Türkiye’ye yaptırım uygular, sizi perişan ederiz!” tehdidi savuruyorlar!
     Rusya da kendi çıkarına bakıyor. Rus basını “Putin, S-400 füzelerini Türkiye’ye satarak, ABD ile Türkiye arasına nifak tohumu ekti, 2,5 milyar dolar da mükâfat aldı!” diyerek bizim oyuna geldiğimizi yazıyor.
     Kısacası; içeride de, dışarıda da işlerimiz iyi gitmiyor!
                                                 ***
                                  Özgürlük var mı?
     Basın özgürlüğü, diğer özgürlüklerin emniyet supabıdır. Bu özgürlük kalkarsa fikir, düşünce ve ifade özgürlükleri de kalkar!
     Peki, ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğü var mı?
     Kimi “Var” diyor, kimi de “Yok” olduğunu söylüyor.
     İktidara yalakalık yaparsanız sonuna kadar özgürsünüz!
     Övgü sınırsız serbest... Ya eleştiri? İleri giderseniz başınız yanar!
     Apo’nun kardeşi, polisçe aranan eli kanlı terörist Osman Öcalan, TRT televizyonuna çıkartıldı ve ona propaganda yaptırıldı. Tepkiler nedeniyle durum yargıya intikal etti. Karar:
     “Bu fikir özgürlüğüdür! TRT televizyonuna çıkartılabilir!”
     Yargı, bir teröristin TRT’ye çıkartılıp propaganda yapmasını demokratik hak olarak gördü. 
     “Vay canına, bu nasıl iş?” derken iktidarı eleştiren Hüsnü Mahalli hakkında hapis kararı çıktı! Nerede demokratik hak?
     Ortadoğu uzmanı olan Hüsnü Mahalli düzgün, dürüst bir yazardır. Türkiye’nin Suriye politikasının çok yanlış olduğunu açıkça söyler ve eleştirir.
     Hüsnü Mahalli’ye Türkiye Cumhuriyeti’ni aşağıladığı gerekçesiyle 5 ay hapis cezası verildi!
     Yazar daha önce de toplam 4 yıl, 3 ay, 30 gün hapse mahkûm edilmişti!
    Türkiye’de ifade özgürlüğü var ya! İşte size bizdeki özgürlük!


     

TURKTIME'IN ÖNERİSİ

MEMLEKETİM

Dağda ve şehirde eşkıya kovalamak alnıma yazılmış!

Türkiye ikiye ayrılır: Tuzu kuru, zengin, refah içinde bir Türkiye ve çaresiz insanların çırpındığı yoksul Türkiye!
Toplum ikiye ayrılır: Alttakiler ve üsttekiler, yani ezenler ve ezilenler!
İnsanlar ikiye ayrılır: Sıradan olanlar ve sıradan olmayanlar. Sıradan insanlar da ikiye ayrılır: Şanslılar ve şanssızlar!

Usta, duayen yazar Rahmi Turan, genç yaşta İstanbul'dan görevli olarak gidip, Türkiye'nin en uç bölgesindeki Hakkari'de tam bir yıl yaşadı. Ülkemizin vahşi bir coğrafyasını tanıdı, bu farklı bölgenin şanssız insanlarını inceledi, eşkıyalarla çarpıştı.

Bölgenin ağalarını, haydutlarını tanıdı. Ağır şartlar altında yaşayan sıradan insanların aşklarına, sevdalarına, kız kaçırma ve kadını bir mal gibi satma olaylarına, kan davalarına tanık oldu. Yaşanan müthiş olayları ve anlatılan ilginç öyküleri “Memleketim” adlı bu kitapta topladı.

Memleketim Rahmi Turan https://www.halkkitabevi.com/memleketim-1

 

Yazarın Diğer Yazıları