GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Rahmi Turan
YAZARLAR
10 Haziran 2019 Pazartesi

Görülmemiş coşkunlukta bir sevgi seli...

     

 

       Her zamanki gibi belden aşağı vurdular, “Pontuslu Yunan” dediler, “Oylarımız çalındı” diye çamur attılar, edepsizliğe varan karalamalarla Ekrem İmamoğlu’nu yıpratmaya çalıştılar ama hiçbiri tutmadı!
      İmamoğlu halkın sevgilisi oldu.
      Densiz kişilerin, başta Trabzon olmak üzere bütün Karadenizlilere yaptıkları hakaretler üzücüdür.
      ANAP (Anavatan) Partili Rasim Zaimoğlu üç dönem Giresun milletvekilliği yapmış eski bir parlamenterdir. İmamoğlu’nun Karadeniz’e yaptığı geziye katılarak halkın ona gösterdiği ilgiyi yakından gördü.
     Zaimoğlu gezi dönüşünde beni aradı ve:
     “Rahmi ağabey, ben yıllardır bütün başbakanların gezilerine katılan bir milletvekiliyim. İnan ki, böyle müthiş bir kalabalık, böyle coşkun bir sevgi seli görmedim. Hiçbir Genel Başkan bu kadar büyük bir coşkuyla karşılanmamıştı. İmamoğlu bütün liderleri geride bıraktı.” dedi.
     Haksızlıkların ters teptiği anlaşılıyor. Tüm iftiralara rağmen vefakâr Karadeniz insanı hemşerisini bağrına bastı. İmamoğlu artık yalnız İstanbul’un değil bütün Türkiye’nin umudu.                                                           

                                

Hep belden aşağı!

      Diyorum ya... Utanmaları, sıkılmaları yok bunların...
      Adamlarda iftira, hakaret, yalan-dolan çok! Uyduruk iddialarla karalamaya çalıştıkları Ekrem İmamoğlu, tam tersine toplumda daha da büyüyor, farkında değiller!
      İmamoğlu’nu yıpratmak isterlerken bütün Trabzonlulara hakaret etmeleri de ayrı bir densizlik tabii ki...
      Şu lâflara bakın:
      “Bunların tamamı Ekrem gibi Müslüman gözüken Pontuslular... (Yani Rumlar)”
      “Adam İstanbul’u tekrar Konstantinepolis yapan kişi...”
      “Yunan halkı Pontuslu Ekrem’den yana!”
      Leblebi kadar beyinleriyle daha neler neler uyduruyorlar? Halkımızı bu zırvalara inanacak kadar salak mı sanıyorlar?
      Arsızlık, densizlik, rezillik... Ne derseniz deyin adamların yapıları bu! Fakat bütün bunlar boş! Halkın büyük bir bölümü artık kimin ne olduğunu öğrendi!
      Belden aşağı vurarak seçimi kazanmaya çalışmak, acınacak bir zavallılığın ifadesidir!

                     

       Tilki ile karga öyküsü gibi!

      Binali Yıldırım’ın Diyarbakır’da yaptığı konuşmayı dinlerken, Lafonten’in “Tilki ile karga” hikâyesi aklıma geldi.
      Malûm, kurnaz tilki dala konan karganın ağzındaki peyniri kapmak için “Sesin ne kadar güzel karga kardeş, bir şarkı söylesene.” der. Buna inana karga ağzını açınca peynir düşer ve kurnaz tilki de onu kapıp afiyetle yer.
      Binali Bey, Kürt vatandaşların oylarını kapmak için “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün davet ettiği millet temsilcileri arasında KÜRDİSTAN mebusu da vardı, Lazistan mebusu da...” dedikten sonra baklayı ağzından çıkarttı:
     “Kürt vatandaşlarımın oylarına talibim!”
     CHP’li Özgür Özel’in açıklamasına göre; Meclis’te “Kürdistan” demek yasak! Yanılıp da “Kürdistan” diyene iki oturuma katılmama cezası veriliyor ve maaşının yarısı kesiliyor!
      Söz konusu “oy” olunca akan sular duruyor tabii... Ancak... Binali Bey “Kürdistan” diyerek, İstanbul’daki Kürt oylarını kapacağını düşünüp onları “aptal karga” yerine koymuş oluyor!
      Fakat Kürt vatandaşlarımız onların sandığından çok çok daha akıllıdır. Bu gibi numaraları yutmazlar!

 

Yazarın Diğer Yazıları