GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Güncel
27 Ocak 2022 Perşembe 00:02

Erdoğan'dan Sedef Kabaş, Sezen Aksu ve kar esareti ile ilgili bomba açıklamalar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NTV ve Star TV ortak yayınında yaptığı açıklamalarda İstanbul'da yaşanan kar esareti, Sedef Kabaş'ın tutuklanması ve Sezen Aksu'nun şarkı sözleriyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  NTV ve Star TV ortak yayınında Ahmed Arpat, Seda Öğretir, Star Haber Genel Yayın Yönetmeni Nazlı Çelik ve Akademisyen Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın'ın sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da kar yağışı sonrası yaşanan sorunları "basiretsizlik" olarak yorumlayarak konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

İSTANBUL'DA YAŞANAN KAR ESARETİ

Kar yağışını ben doğrusu bir bereket olarak görüyorum. Asla bir felaket olarak telakki etmiyorum. Hep yağmur yağmur diye bekledik. Şimdiyse kar yağışı gelince farklı bir yaklaşım ortaya koymaya başladık. Karın sebep olduğu ulaşım sıkıntılarına karşı gerekli tedbirleri almak elimizde.

İstanbul'a yakışmayacak görüntüler ortaya çıktı. Eğer tuzlanmayan yollarda araçlar kilometrelerce kuyruk oluyorsa herhalde bunun sorumlusu, sorumluları vardır.

Gereken yol açma ve tuzlama çalışmalarının yapılmamasından kaynaklandı. Bunu yapmayanlar belli. Bu tam anlamıyla basiretsizliktir. Kar yağdıktan sonra tedbir alamazsınız. Kış mevsimine girerken bütün tedbirlerinizi almalısınız.

"BEN SAAT 03.00'E KADAR İŞİ TAKİP ETTİM"

Ne yazık ki daha önceki uygulamaları bile devam ettiremeyen bir yönetim elinde İstanbul. Biz, İstanbul'umuzu kaderine terk edemeyiz.

Çalışmaları koordine etmeleri için İçişleri ve Ulaştırma bakanlarımı İstanbul'a gönderdim.Karayolları Genel Müdürlüğümüz, Meteoroloji ile irtibatlı olarak, sorumluluğunda bulunan yollarda gereken önlemleri aldılar. Ben saat 03.00'e kadar işi takip ettim, arkadaşlarımla irtibat halinde oldum, kara yollarındaki çalışmaları koordine ederek izledim.

Burada doğru olmayan ifadeler var. Söylemek istemem ama bir yalan söz konusu. İBB kalkıp Cumhurbaşkanlığından veya Plan Bütçe Başkanlığından talepte bulunur, incelemeler yapılır ve gereken karar alınır. Bunların ödeme süreçleri de bellidir. Şehri yönetme kabiliyetleri olamayanlar engelleniyoruz diyor.

İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere muhalefet belediyelerine bütçeden ayrılan paylar 2019'dan bu yana iki kat artırılmıştır. AK Parti ve MHP belediyelerindeki artış aynı orandadır.

"BELEDİYELER KENDİ BÜTÇELERİNİ KENDİLERİ OLUŞTURUR"

Mesele genel bütçeden alınan payın adaletsiz ve haksız dağıtımı değildir. Tam tersine bu konuda adil, hakkaniyetli ve hukuka uygun dağılım söz konusudur.

Ülkemizdeki tüm belediyeler kendi bütçelerini kendileri oluştururur. Nereye ne kadar harcayacaklarına karar verir. Ben de Belediye Başkanlığı yaptım. Böyle kar, tipi olacak Erdoğan evde yatacak. Yok öyle bir şey!

İş yapmak istiyorsanız kimse sizin önünüzü kesemez. İstanbul'da 2014-2019 döneminde 22 borçlanma dosyası gelmiş, CHP hayır oyu vermiştir. Bunların içinde tüm metro projeleri vardır. CHP yönetimi ise 50 borçlanma dosyası getirmiş, AK Parti grubu sadece birine hayır oyu vermiştir. 

"BELEDİYEYİ BORÇ BATAĞINA SOKMUŞLARDIR"

Burada mesele parti değil kanun, usul meselesidir. Ülkenin ve şehrin kaynaklarını doğru kullanma hassasiyeti meselesidir. Biz kimseyi engellemiyoruz. Onlar beceriksizlikleri, kötü yönetimleri sebebiyle belediyeyi borç batağına sokmuşlardır.

Bunlardan eser ve hizmet beklemek beyhude bir gayrettir. Biz Marmaray'ı yaparken önümüze CHP zihniyeti çıktı. Bu nedenle Marmaray'ı üç dört yıl geç bitirdik. Aynı şey Avrasya Tüneli için geçerli. Eser ve hizmet siyasetinin nasıl yapılacağı önemli, o da bizim marifetimiz.

Kanuna göre Büyükşehir Belediyeleri bütçe gelirlerinin bir buçuk katı kadar borçlanabilir. Bu yeni değil, 2005'ten beri var. İBB'nin Mart 2019'daki borç tutarı 28,5 milyar liraydı. Bunun 6 milyarı kendi kurumları arasındaki borç alacak ilişkisinden, bilanço borcundan oluşuyordu. 2022 için öngörülen borçlanmalarla bu rakam 73 milyar liranın üzerine çıkacak.

İstanbul'da beceriksiz ve liyakatsiz yönetim sebebiyle belediyenin öz gelirleri yok edilmiş, giderlerin tamamı merkezi yönetimden gelen parayla karşılanmaya çalışılmıştır.

Maalesef İBB adeta 1994 yılında bizim devraldığımız döneme geri dönmüştür. Rabbim 2024'e kadar İstanbul halkının yardımcısı olsun.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sezen Aksu'nun 2017'de çıkan ve sözlerinde Hazreti Adem ile Hazreti Havva'ya "cahil" dediği şarkıya yönelik yaptyığı yeni açıklamada şunları söyledi:

"HİTABIMIN MUHATABI SEZEN AKSU DEĞİL"

"Burada çok açık net bir gerçeği ortaya koymakta fayda var. Öncelikle benim oradaki hitabımın muhatabı Sezen Aksu değildir. Sezen Aksu Türk müziğinin önemli bir ismidir eyvallah. Şarkılarıyla milletin hislerine tercüman olmuş sanatçıdır."

"DİNİ DEĞERLERE LAF EDİLMESİNE MÜSAADE ETMEM"

"Ben ülkenin Cumhurbaşkanı olarak insanımızın hangi inançtan olursa olsun dini değerlerine, kutsalına laf edilmesine müsaade etmem. Burada sadece Hz. Adem, Havva validemiz değil aynı zamanda burada Meryem validemize de aynı şekilde hakaret var.

Benim insanımızın kutsallarına yönelik hassas duruşum var. Dilini koparma ifadesini bir kişinin şahsına değil kutsallarına hakarete dönük tavır olarak ifade ettim."

"ÖZGÜRLÜK, HAKARET ETMEK DEĞİLDİR"

"Özgürlüğün sınırları hakaret etmek, rencide etmek ya da kutsallara kötü sıfatlar yakıştırmak değildir."

SEDEF KABAŞ'IN TUTUKLANMASI

Erdoğan, Sedef Kabaş'ın tutuklanmasıyla ilgili olarak ise "Cumhurbaşkanlarına hakaret etmek her ülkede suçtur" yorumunda bulunarak şu ifadeleri kullandı:

Buradaki hakaret her şeyden önce şahsımla ilgili değil, temsil ettiğim makama yöneliktir. Devletin, devleti yöneten Cumhurbaşkanının ve Cumhurbaşkanlığı makamının hedef alınması söz konusu. Biz Cumhurbaşkanlığı makamının ve millet iradesinin izzetini korumakla yükümlüyüz. Bulunduğum makam bunu gerektiriyor.

Hukuk neyi gerektiriyorsa, sonucu ne olursa olsun burada gereği yapılacaktır. Siyasette elbette eleştiri olur. Ancak bu temiz bir dille olmalıdır.  

"AHIR BENZETMESİ EDEPSİZLİKTİR"

Bunu ben mi söylüyorum? Hayır. TCK'nın 299. maddesi Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenliyor. Cumhurbaşkanlarına hakaret etmek her ülkede suçtur. Bu suç cezasız kalmayacaktır. Bunun ifade özgürlüğüyle de bir alakası yoktur.

Milletin evi dediğimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetim merkezine 'ahır' benzetmesi tümüyle bu aziz millete hakarettir, edepsizliktir.

CHP'nin, 'Cumhurbaşkanına hakaret maddesinin kaldırılması' teklifi tam bir garabet.

Bu makamların şerefini, saygınlığını biz bu aziz milletle birlikte koruyacağız. Hemen hemen bütün ülkelerde Cumhurbaşkanlarına, devlet başkanlarına hakaret etmek suçtur. Bunların Tayyip Erdoğan nezdinde hakaret ettikleri milletin ta kendisidir.